2 Nisan 2011 Cumartesi

48

Sürekli günleri yazmaktan, saymaktan çok sıkıldım. Düşünmekten yoruldum. İnsanlardan bunaldım. Zamanın geçmesi için verdiğim boş çabalardan daraldım. Bana yapılanı ve beynimi kemiren sorularla uğraşmaktan, cevaplarını arayıp cevapsız kalan soruların ortasında kalmaktan çaresiz kaldım. Dışardaki hayata bakmaktan gözlerim yoruldu. İçerdeki insanlara bakıp "bunlar nasıl davranıp, nasıl böyle konuşuyolar" deyip,onları düzeltmeye çalışmaktan sıkıldım. Etrafımı yaşanır bir hale getirmeye çalışmaktan yoruldum. Kitapların sayfaları arasında boğuldum da yine bu psikolojiden çıkamamaktan yoruldum. Nöbet yerlerinden evleri izleyip "ben de bir gün çıkacağım" cümlesini kurmaktan sıkıldım. Boynuma bir ip bağlayıp belli saatler içerisinde belli yerlerde ve belli olasılarla, zamanım dolunca o iple geri çekilmekten sıkıldım.

"Yoruldum, sıkıldım, daraldım, çaresiz kaldım" her cümlemin sonunda bu kelimelerin olmasından da gına geldi...


Öyle tuhaf şeyler hissettiriyolarki..En son hissettiğim şu mesela: Ben yaşamın olduğu ama hayatın olmadığı bir yerdeyim. Bir gezegendeyim. Dışarıyı izleyebilme özgürlüğüm var, orayı düşünebilme özgürlüğüm var ama erişebilme imkanımın olmadığı bir gezegen. Korkular gezegeni yaşadığım yerin adı (ne kadar yaşanılır tartışılır) Ne istiyorsan yapamadığın, ne arıyorsan bulamadığın yer burası. Sonsuz bir boşlukta, sonsuzluğa en yakın olan yer ve burada da en unutulan yerdeymişim gibi. Hiçbir lüksünün olmadığı ve olamayacağı yer, cehenneme ramak kalmış yer. Bunların hiç birini abartmıyorum emin olun. Tüm bunlar yetmezmiş gibi düşünceler, düşünmeler. Farklı gezegenlerde olan sevdiklerini düşünmeler, düşünmeler... Söylenilen yalanlar... Yapılan yanlışlar... "Ben ne yaptım da bunları yaşatıyosun bana" isyanları...

Aslına bakarsanız tüm bu gezegen ve içinde yaşanılanlar boş biliyor musunuz? Sesini duyupta mutlu olduğun insanlardan gelecek sıcak ve içini okşayan bir kaç güzel kelime yukarda yazılanların hepsini bir anda silip atabiliyor o derece de enteresan duygular tuhaf bir yaşam çabası içindeyim. Tüm bunları aksi olup da üstüne bir de yalan gelince ve sen bu yalanla bu gezegende kalıyorsan ki hep yalnızsın, gel de çık yada çıkabileceğini düşün bu gezegenden. Sonra bir an düşün ve de ki "neden bu kadar düşünüp de kendimi hırpalıyorum" ama bu cümlenin yeri tüm düşüncelerinin arasında çok kısa bir yere sahip. O yüzden bırak kendini gezegeninin yaşam biçimine ve düşünmemeye çalış. Her şeyin güzel olacağını düşün ama nasıl olacağını düşünme yoksa sil baştan dalarsın...

Bilmiyorum işte böyle bir ruh hali içindeyim. Yaşadıklarım, yaşattığı sevinç yine yaşattığı sarsıntı ki derin sarsıntı içinde ve geçmek bilmeyen dakikalarla yüz yüzeyim. Şimdi dışardan bakıp diyorsunuzdur "zaman geçiyor baksana 48 kaldı" o 48 bana ne acılar yaşattı ne darbeler vurdu biliyor musunuz? Artçıları geçti büyük sarsıntısı yetti!

Bir süre sonra görüşmek üzere dünyanın yalan insanları... Bir süre sonra görüşmek üzere dünyanın güzel insanları... Bir süre sonra yarım kalan bişeyi tamamlayacağım insan... Bir süre sonra görüşmek üzere...

Korkular gezegeninin, düşüncelere boğulmuş adamı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder