19 Şubat 2011 Cumartesi

85

Uzun süreden sonra yine karşındayım..Bügunden sonra ya 85 ya da 30 var tamamen özgürlüğümü kazanmama.Burada yaptığım şeyin bir amacı var biliyor musunuz? Minik tek amaç. O'na kavuşmak burdaki yegane amacım diyebilirim. Nasıl günler mi geçiriyorum? Oldukça zor günler geçiriyorum ama bu zor günlerin içerisinde, o lanet mavi ahizeli telefondan gelen sıca ve bir çift güzel söz her saçmalığı unutturuyor bana.
Burası gerçekten umduğumdan daha zormuş. Özellikle burası oldukça! Mesela çarşı. Resmen boynuna bağlanan bir iple salıveriyorlar ve saldıklarında bile belli yasaklar getirip zamanı gelince de geri çekiyolar boynundaki ipinden. Ama biliyorum çok güzel olacak hayatım. Aldığım destek çoğaldıkça ve düşüncelerim (imkansız) azaldıkça burası çok daha kolay geliyor.
Şu an bir internet kafedeyim etrafımda hala hiç tanımadığım ve tanıyamıcağım insanlar var. Mantıksızlık, yani askerlik bu derece tuhaf olduğunu bilseydim şu an emin olun Amsterdam'dan falan yazıyor olurdum, coffee shoptan :) Şu an sanki yıllar sonra ilk defa müzik dinliyormuş gibiyim o mahkum edici şarkılardan sonra :)
'Yakalanmadığın sürece her şey serbest' tek mantık bu ve ben de bu mantıktan ilerliyorum, napiyim yoksa geçmiyo zaman. İki tek atıyorum yatıp müzik dinliyorum. Müzik derken öyle eski Ziya şarkıları değil, bildiğin yada bilmediğin güçlü soydemir metin ışık vs. vs. vs.ama şu an 93,7 dinliyorum! Bekle beni herşeyin serbest olduğu dünya. Bekle beni başında emir vermeyen insanların olduğu dünya. Bekle beni 'koğuş kalksız' sabah uyanmaları. Bekle beni ABSOLUT!. Bekle beni ;)

9 Ocak 2011 Pazar

Yeniden...

Tekrar gidiyorum ve tekrar alisma surecine giricem. Gercekten bu kadar zorlu olacagini yada bu kadar zorlastiracaklarini dusunmezdim. Simdi yanimda misil misil uyuyosun. Butun gece opucuklere bogdum seni belki farkindaydin belki degil. Gercekten en zor olan senden ayrilmak. Koca 4 gun gecti kisacik 1 saat gibi. Tek dilegim burdan cikinca, dun de konustugumuz gibi bir ileri boyutta gormek iliskimizi. Dun gece burda 16 Ocak yani 2. yil donumumuzu kutladik, biraz erken bir sekilde :) Seni hep sasirticam hep surprizlerle yasaticam bu hayati.
Mektubunun geldigi gunu hatirliyorum da o ne sevincti :) Tekrar tekrar yolla tamam mi?
Safak kaldi 125, gelicem...

8 Aralık 2010 Çarşamba

Belirsiz Yolculuk

Bir süredir evde pineklemekten sıkılmış durumdayım. Ayrıca tek derdim de bu değil beklemedeyim. Beklemek beklemek bu kadar zor olmamalı, bu kadar zorlaştırılmamalı yapılması gereken bişey yapılacaksa. Belirsiz bir yere yolculuk için hazırlandım. Alacaklarımı aldım, her şeyi tam aldığımı düşünerek beynimi hazırlamaya başladım. En uzun süren de bu oldu çünkü hala başaramadım. Tam başardım dediğim an birden biri yada birileri geliyo aklıma sil baştan almak zorunda kalıyorum. Bunu başaracağım zamanı da biliyorum ama erkene çekemiyorum bu zamanı. Tek bildiğim bir çok şeyi başardığımız gibi bunu da başaracağımız. Başaracağız çünkü tek olmadığımı biliyorum ya bu belirsizliğin içinde, bunun gücü var ya içimde yetiyor bana. Hayatımdaki son engeli aşıyorum ve umuyorum bu yazıyı ben yokken okursun. Herşey çok güzel olacak...

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Bırakıp gidicem seni bir gün İstanbul!

İstanbul, bu başlığı senden korktuğum için atmadım. Senden kaçarak gitmicem, gitmek istediğim için bırakıp gidicem. Zamanımı nasıl geçirdiğimi anlamıyorum, anlamak için gidicem. Yaşlanmaktan korkmuyorum, yaşlanırken yaşadıklarımdan zevk almak için gidicem. Kalabalığından korkmuyorum, zihnimdekileri dinleyebilmek için gidicem. Günahlarından çekinmiyorum, günahlarımı da sevaplarımı da alıp gidicem.

Ayrılırken mutlu olacağım ilk günü bekliyorum..

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Özlem

Keşke o gözlük camlarının arkasından bana baksaydın da yanmda hiç ama hiç kimse olmasaydı...Gelicem yanına ve bulucam seni...

27 Temmuz 2010 Salı


Sabah uyanıp gözlerimi açtığım zaman güneşin dağları böyle aydınlatmasını ve horoz seslerinin arasında yeni günlere başlamak istiyorum... Bu isteğimin çok uzak olmadığını hissediyorum, en azından şimdiye kadar geçirdiğim zamana kıyasla çok daha yakın olacak... Bu şehir yaşamından, gürültüden, menfaat uğruna arayanlardan... daha bir çok neden var isteğimi gerçekleştirmem için... Bir gün geleceğiz ve yaşacağız minikle...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Bugün benim doğum günüm!



Sabah arabanın kapısını tam açacakken, yerde bu minik araba vardı üstünde doğum günümü kutlayan notuyla...İlkim göndermiş bunu bana ve bir kenarda şaşkınlığımı izlemek için saklanmış...Şaşkınlığımı hala atamamış gibiyim üzerimden ve umarım da gitmez hiçbir zaman...benim kadar şanslı insanın az olduğunu bilmek bile bu günü daha anlamlı kılıyor benim için...şansım neden mi?bu arabanın üstündeki notu, o güzel insana yazdırabilecek sevgiyi yaşadığım ve yaşattığım için...nice yıllar bana, nice yıllara bize :)